Diyabet

Diyabet – Şeker Hastalığı

Şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet, insülin hormonuna bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. İnsan ömrü boyunca süre gelecek olan bu hastalık, pankreasın yeterli miktarda hormon üretememesi ile oluşmaktadır. Diyabet neticesinde kişiler yedikleri besinlerden aldıkları glikozu kullanamazlar ve dolayısı ile de yüksek şeker ile karşı karşıya kalırlar. Kişilerin beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için yedikleri tüm besinler enerji ihtiyacının karşılanması adına glikoza dönüştürülür. Bu enerjinin ortaya çıkabilmesi için pankreas glikozu insülin hormonuna dönüştürür. Kişilerin diyabet olup olmadıklarının anlaşılabilmesi günümüzde artık çok daha kolay bir hal almıştır. Yapılan kan şekeri ya da diyabet testleri neticesinde elde edilen bulgular sayesinde, kişilerin herhangi bir şeker hastalığı olup olmadığı anlaşılabilmektedir. Kan şekeri değerlerinin ölçülmesinin baz alındığı bu testler, düşük ya da yüksek şeker hastalığı risklerini de gözler önüne sermektedir. Belirli belirtiler ile karşılaşan kişiler, en yakın sağlık kuruluşlarına giderek mutlaka şeker hastalığı bulunup bulunmadığını ölçtürmelidirler. Açlık kan şekeri ölçüm testi ile kolayca anlaşılabilen diyabet hastalığında, 70mg ya da 10 mg arasında değerleri ölçülen hastalar için herhangi bir şeker hastalığından bahsetmek mümkün değildir. Şeker hastalığı tanısı yalnızca 126 mg değeri ve üzeri için söz konusudur.

diyabet

Diyabet Nedir?

Diyabet nedir sorusunu sormakta olan hastalar için verilecek en kapsamlı yanıt kandaki şeker seviyesinin üst sınırlara ulaşmış olması olacaktır. Ülkemizde ve de dünyada oldukça yaygın olarak görülen bu hastalık, özelikle de yaşlı kesimde çok sayıda görülmektedir. İnsülin hormonunun yetersiz seviyede üretilmesi ile oluşan şeker hastalığı, çok sayıda belirti ile de kendini göstermektedir. Diyabet hastalığında birçok çeşit bulunmaktadır. Kişiden kişiye farklı farklı tiplerde şeker hastalığına rastlamak mümkündür. Dolayısı ile belirtileri kendisinde fark eden hastaların en doğru cevabı bulmaları için mutlaka bir doktora muayene olmaları gerekecektir. Oldukça yaygın görülen bu hastalığın orta yaş kesiminde görülmesine tip 2 diyabet denmektedir. Bu tip şeker hastalığında, insülin üretimi yeterli olduğu halde resaptörler çalışmamakta yani bu hormona karşı duyarsızlık oluşmaktadır. Çok su içme ya da ağız kuruması gibi belirtiler ile de kendini gösteren tip 2 diyabet, tedavi edilmediği taktirde kişileri çeşitli rahatsızlıklar yaşamasına da ortam hazırlamaktadır. Uygun bir diyetisyen tarafından hazırlanacak olan programa tüm şeker hastalarının uması oldukça önem teşkil edecektir. Diyabet nedir konusunda daha kapsamlı bilgi almak ve süreci anlamak için kişilerin en yakın sağlık kuruluşlarına gitmeleri gerekecektir. Diyabet hastalığı her yaştan kişide rastlanabilen bir hastalık türüdür. Gerek genetik gerek çevresel faktörlere bağlı olarak oluşabilmekte ve ayrıca her hastada farklı belirtiler gösterebilmektedir. Tüm bu bilgiler ele alınarak kişilere kaç şeker ölçümü testi yapılacaktır. Bu sayede kişilerin hangi gruba göre sınıflandırılacağı ve tedavi biçimi de belirlenebilecektir. Ancak bu noktada unutulmamalıdır ki 126 mg değerini göstermiş olan hiçbir hasta doğrudan diyabet sayılmayacaktır. Ek olarak yapılacak olan testler neticesinde kişilerin şeker hastası olup olmadığı daha doğru ve kesin olarak bilenebilmektedir. Gebelik dönemi içerisinde yer alan anne adaylarında ise, şeker hastalığı yalnızca geçici bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Doğum sonrasında mevcut olan şeker hastalığı ortadan kalkmaktadır. Diyabet nedir konusunda oldukça farklı tiplere ve türlere yer vermek doğru olacaktır. Her hastada farklı belirtilere ve türlere rastlamak oldukça olağan bir durumdur.

Diyabet Belirtileri

Diyabet belirtileri ile birlikte ortaya çıkan şeker hastalığı, kişilerin ömür boyu tedavisine ihtiyaç duyacakları hastalık türlerinden bir tanesidir. İnsülin hormonuna bağlı olarak ortaya çıkan şeker hastalığı, her yaştan hastada tespit edilebilmektedir.  Üç temel belirtisi ile birlikte teşhisi konulan bu hastalığın, çok sayıda belirtisi mevcuttur. En yaygın belirtileri arasında kilo kaybetmek yer almaktadır. Ancak her kilo kaybeden kişinin diyabet olduğunu düşünmesi yanlış olacaktır. Çok sayıda hastalığın benzer belirtileri olabileceği göz önünde bulundurularak mutlaka diyabet testinin yapılması gerekecektir. Diyabet hastalığının belli başlı belirtileri kısaca şu şekildedir;

  • Halsizlik ya da yorgunluk hissi
  • İstemsiz bir şekilde oluşan kilo kayıpları
  • Gözlerde bulanık görme
  • Ayaklarda karıncalanma hissi ve uyuşma
  • Mevcut ya da yeni oluşan yaraların oldukça geç iyileşmesi
  • Cilt üzerinde kuruluk ve kaşıntı
  • Ağız kokusu

diyabet belirtileri

Bu gibi birçok belirti ile kendini gösteren diyabet hastalığında, belirtileri fark etmek kadar tedavi sürecine başlamak da oldukça önem taşımaktadır. Genetik olarak da aileden aktarılabilen bu hastalığın, çevresel faktörler sonucunda da oluşabileceği bilinmektedir. Dolayısı ile tedavi sürecine başlanmadan önce hastalığın genetik sebeplerden olup olmadığı anlaşılmalıdır. Aynı zamanda tip 1 ve tip 2 olarak sınıflandırılan şeker hastalığında çevresel ve genetik faktörler de ayrı ayrı ele alınmaktadır. Tip 1 diyabet olarak sınıflandırılan grup için genetik unsurlar göz önüne alınmaktadır. Tip 2 diyabet grubunda ise genellikle çevresel faktörler göz önünde bulundurulmaktadır. Farklı belirtileri mevcut olarak diyabet hastalığının tip 2 yani çevresel faktörler ile oluşan diyabet için belirtiler şu şekildedir;

  • Aşırı kilo alımı ya da obezite başlangıcı
  • Yaş ilerlemesi
  • Aktif olmayan spor hayatı ya da hareketsizlik
  • Aşırı stres ortamı
  • Gebeliğe bağlı unsurlar

Belirtilere bağlı olarak tedaviye başlanması gereken diyabet hastalığında, hangi değerlerin yüksek çıkmaması gerektiği de oldukça önemlidir. Kişiler sağlık kuruluşlarında yapılacak olan kan şekeri testleri ile diyabet olup olmadıklarını anlayabilmektedir. Dolayısı ile açlık kan şekeri ölçümü testi ya da şeker yükleme testi sayesinde bu hastalığa tanı konulabildiğini söyleyebiliriz.  Sağlıklı bireyler olması gereken açlık kan şekeri ölçümü 70-100 mg arasında değişmektedir.Bu değerler üzerinde sonuç elde edildiği taktirde, diyabet hastalığının bulunabileceği söz konusu olacaktır. 126 mg üzerinde elde edilen sonuçların ise kesin olarak diyabet hastalığını gösterdiği bilinmektedir.

Diyabet Türleri Nelerdir?

Diyabet türleri nelerdir konusuna ilişkin olarak birkaç tipte şeker hastalığı görüldüğü söylenebilecektir. Çevresel ve genetik olarak rastlanabilen şeker hastalığında, hangi unsura bağlı olarak hastalık oluştuğunu anlamak oldukça önemlidir. 126 mg kan şekeri testi değerinin kesin olarak diyabeti işaret ettiği söylenebilecektir. Ancak yine de kesin bir tanı konulabilmesi için açlık kan şekeri ölçüm testlerinin yanı sıra doktor tarafından başka testler de uygulanabilmektedir. Kısaca bahsetmek gerekir ise diyabet türleri şunlardır;

  1. Tip 1 Diyabet
  • Bu tip şeker hastalığında insüline bağlı olarak diyabet ortaya çıkmaktadır.Pankreasta üretilmekte olan insülinin yetersiz olmasına bağlı olarak ortaya çıkan şeker hastalığına tip 1 diyabet denmektedir. Özellikle çocukluk dönemlerinde ortaya çıkan bu tip için insülin almak yani tedaviye bağlı kalmak mecburi bir durumdur.
  1. Tip 2 Diyabet
  • İnsan vücudunda bulunan hücrelerin insülin hormonuna karşı duyarsızlaşması neticesinde bu tip 2 diyabet ortaya çıkmaktadır. Çevresel faktörlerin bu grup için önem teşkil ettiği de bilinenler arasında yer almaktadır.
  1. LADA
  • Özellikle de ilerleyen yaş neticesinde ortaya çıkan şeker hastalığına LADA grubu denmektedir. İnsüline bağlı olarak belirlenen bu grup için tip 1 Diyabete benzediğini söylemek de doğru olacaktır. Bağışıklık sisteminde meydana gelen bozulmalar ve kişilerin vücutlarının kendi kendisine hasar vermesi de bu tip şeker hastalığında gözlemlenmiştir.
  1. MODY
  • Özellikle de erken yaşlarda tespit edilen şeker hastalığı için bu sınıflandırma kullanılmaktadır. Aynı zamanda tip 2 diyabet ile oldukça benzerlik içerisindedir.

Bunların dışında bir de gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan diyabet rahatsızlığı mevcuttur. Ancak bu tür şeker hastalığı yalnızca gebelik esnasında ortaya çıkmakta ve gebelik bitimi ile tamamen ortadan kalkmaktadır. Halk arasında bir de gizli şeker olarak tabir edilen diyabet hastalığı mevcuttur. Bu tür için ise yeterli miktarda kan şekeri yüksekliğine rastlanmadığı ancak doğru tedavi ile tamamen engellenebildiği söylenebilecektir. Diyabet konusunda en çok rastlanılanı ve bilineni şüphesiz tip 1 diyabet ve tip 2 diyabet olmaktadır.

Diyabet Tedavisi

Diyabet tedavisi belirlenen hastalık türüne göre farklılık gösterebilmektedir. Farklı türleri olan şeker hastalığı için her türüne uygun farklı tedavi süreçleri belirlenmektedir. Dolayısı ile tedaviye başlanabilmesi için mutlaka hangi tür diyabet hastalığı olduğu bilinmelidir. Tip 1 diyabet hastalığı tanısı konmuş kişiler için insülin tedavisi uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra belenme düzeni de kişilere uygun olarak hazırlanmaktadır. Dolayısı ile kişiler mutlaka beslenme rutinlerine özen göstermelidirler. Tip 2 diyabet tanısı konmuş olan kişiler için ise, beslenmeye dikkat etmenin yanı sıra hücrelerde oluşan duyarsızlığın da giderilmesi gerekmektedir. Kişilerin hangi tanı konulursa konulsun şeker hastalığına yakalandıkları taktirde tüm tedavi süreci boyunca doktor gözetiminden çıkmamaları gerekecektir. Beslenme konusunda oldukça hassas davranılması gereken bu hastalık konusunda, olası bir hasar almamak için mutlaka beslenme rutini oluşturulmalıdır. Aksi taktirde böbreklerde ya da diğer başka organlarda hasar oluşabilecektir. Diyabet tedavisi devam eden kişilerin kontrollerini aksatmaması oldukça önemli olacaktır.

diyabet ameliyatı

Diyabet Ameliyatı

Diyabet ameliyatı şeker hastalığı için uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Kişilere uygulanan beslenme rutinleri ya da tedaviler etki etmediği durumlarda ameliyat başvurulan son çare olmaktadır. Ancak bu noktada unutulmamalıdır ki ameliyat içi yalnızca tip 2 diyabet gurubu içerisinde yer alan hastalar uygun görülmektedir. Dolaysı ile çevresel faktörler ile oluşan şeker hastalığı için ameliyatın bir sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Genetik faktörler neticesinde oluşan diyabetin ameliyat ile tedavi edilmesi mümkün olmamaktadır. Doktorlar tarafından gerekli görüldüğü durumlarda uygun hastalar için ameliyat bir seçenek olabilecektir. Her ameliyat türünde olduğu gibi diyabet içinde oldukça uzun bir süreç hastaları bekleyecektir. Kişiden kişiye göre değişse de ameliyatı olan hastaların yaklaşık olarak 5 gün hastanede gözetim altında tutulması gerekmektedir. Diyabet ameliyatının temel amacı olarak iştah azaltmanın ele alındığı bilinenler arasındadır. Diyabet hastalığının obezite ile bağdaştırıldığı da bir gerçektir. Ancak tip 2 diyabet obezite bağlı olarak görülebilmektedir. Dolayısı ile tip 2 diyabet tanısı konan hastaların obez olacağını söylemek oldukça yanlış olacaktır. Şeker hastalığında ameliyat sürecine girilmesinin en temel sebeplerinden bir tanesi de oluşan bu açlık hissini ortadan kaldırmaktır. Bu neticede açlık hissi oluşması engellenerek obeziteye karşı önlem de alınmış olacaktır.  Aşırı su içme, aşırı yemek yeme ya da ellerde ve ayaklarda uyuşa şikayetlerini yaşayan kişiler var ise, mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gitmelidirler. Bu sayede kaç şekeri ölçümleri yapılarak olası bir diyabetin bulunup bulunmadığı anlaşılabilecektir. Bunun yanı sıra kişiler eğer genetik olarak diyabet hastalığını taşıdıklarını biliyorlar ise, bu gibi durumlarda da doktorlarını bilgilendirmeleri ve kan şekeri ölçümlerini yaptırmaları gerekecektir. 126 mg değerinin üzerinde elde edilen bulgular doğrudan diyabeti işaret etse de diğer başka testlerinde yapılmasına ihtiyaç duyulabilecektir.